19 YY OSMANLI DAĞILMA DÖNEMİ (1792- 1922)


 

DÖNEMİN PADİŞAHLARI:

2. MAHMUT – ABDÜLMECİT-  ABDÜLAZİZ – V.MURAT-  2.ABDÜLHAMİT

 

2.MAHMUT DÖNEMİ:

SIRP İSYANI (1804)

Osmanlı İmparatoluğuna karşı ayaklanan ilk azınlık Sırplar’dır. 1812 Bükreş Antlaşması ile İlk İmtiyaz elde eden azınlık olmuşlardır. 1829 Edirne Antlaşması ile özerklik elde eden Sırplar, 1878 Berlin Antlaşması ile de bağımsızlıklarını kazanmışlardır.

Bu isyanda Fransız İhtilali, bölgenin savaşlar nedeniyle fakir düşmesi ve bölgedeki yeniçeri ve memurların haksız uygulamaları etkili olmuştur.

YUNAN İSYANI (1820)

Rumlar ilk olarak Eflak’ta isyan etmişler fakat başarılı olamamışlardır. Ardından Mora yarımadasında(Yunanistan toprakları) ayaklanan Rumlara batılı devletler  yoğun destek vermişlerdir. Osmanlı İmparatorluğu Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın  isyanı bastırması üzerine;  İngiltere, Rusya ve Fransa Rumlara bağımsızlık verilmesini istemişler bu kabul edilmeyince de bir baskınla Osmanlı donanmasını Navarin’de yakmışlardır. Osmanlı İmparatorluğu donanmasının tazminatını isteyince Rusya saldırmış ve yenilen Osmanlı İmparatorluğu 1829 EDİRNE ANTLAŞMASI ile Yunanistan’ın bağımsızlığını kabul etmiştir.

Batılı devletler Rumları ilkçağ felsefesi ve batı kültürünün kurucusu olarak gördükleri için bu isyana diğer ulus isyanlarından daha fazla destek vermişlerdir.

Uyarı:  Osmanlı Donanması tarihte dört kere yakılmıştır: Kıbrıs’ın fethi üzerine Venedik liderliğindeki Haçlı donanması tarafından 1571’de İnebahtında,  Rus donanması tarafından 1770’de Çeşme’de, 1827’de Rus, İngiliz ve Fransız donanmaları tarafından Rum isyanına destek olmak için Navarinde, 1853’te Rusya tarafından Sinop’ta 

MISIR SORUNU-KAVALALI MEHMET ALİ PAŞANIN İSYAN ETMESİ:

II. Mahmut Mora’daki Rum isyanını bastırması karşılığında M. Ali Paşaya bölgenin valiliğini verecekti. Fakat bölgenin bağımsızlığını kazanması M. Ali Paşanın Mora yerine Suriye’yi istemesine yol açtı. Bu isteği kabul görmeyen Mehmet Ali Paşa’nın ordusu önüne çıkan Osmanlı ordusunu Suriye, Hatay ve Kütahya da yendi.  II. Mahmut’un yardım daveti üzerine Rus donanmasının İstanbul Boğazına yerleşmesini menfaatlerine uygun görmeyen İngiltere ve Fransa’nın baskısı ile imzalanan Kütahya Antlaşması(1833)  ile  M. Ali Paşa Suriye ve Girit valiliğini, oğlu ise Cidde valiliğini elde etmiştir. 1839’ da ikinci defa ayaklanan M. Ali Paşa Osmanlı ordusunu Nizip’te bozguna uğratmış fakat bu sefer batılı devletlerden destek alamamıştır. II. Mahmut’ un Rusya ile karşılıklı yardımlaşma antlaşması olan Hünkar İskelesi ve İngilizleri yanına çekmek için Balta Limanı Ticaret Antlaşması ile vermiş olduğu kapitülasyonlar M. Ali Paşayı yalnız bırakmıştır. Duruma müdahale eden İngiltere Londra konferansı ve antlaşması ile sorunu çözmüştür. Buna göre:

  • Mısır Osmanlı devletine bağlı kalacak fakat idaresi M. Ali Paşa’nın ailesinde kalacaktır. M. Ali Paşa yılda 80.000 altın vergi ödeyecektir.
  • Suriye, Adana ve Girit valilikleri Osmanlı’ya iade edilecektir. 

Fransa’ya güvenerek kabul etmeyen M. Ali, İngiliz, Rus, Osmanlı Donanması Mısır’ ı kuşatınca ve karada da yenilgiler alınca anlaşmayı imzalamaya mecbur oldu.  

BOĞAZLAR SORUNU:

II. Mahmut Mısır sorununda M. Ali Paşaya destek olan İngiltere ve Fransa’ya ve imzalanan Kütahya Antlaşmasına güvenmediği için Ruslarla olası bir M. Ali Paşa saldırısına karşı HÜNKAR İSKELESİ ANTLAŞMASI’nı imzalamıştır. Geçerlilik süresi 8 yıl olan  antlaşma göre:

  • Osmanlı İmparatorluğuna karşı bir saldırı olduğunda masraflarını Osmanlının karşılaması koşuluyla Rus Donanması ve askeri yardıma gelecekti.
  • Rusya’ya karşı bir saldırı olursa da Osmanlı boğazları kapatacaktı.
DÜŞÜNÜYORUM:

 Bu antlaşma Osmanlı İmparatorluğunun boğazlar üzerine tek başına karar verdiği son antlaşmadır. Rusların Osmanlıya ve dolayısıyla boğazlara bu derece yaklaşması İngiltere ve Fransa’yı çok rahtsız etti. Bu antlaşma tarihte BOĞAZLAR SORUNU denilen meseleye yol açmıştır.

BALTA LİMANI TİCARET SÖZLEŞMESİ (1838):

Hünkar iskelesi antlaşmasına karşı büyük tepki gösteren İngiltere’yi Mısır Sorununda yanına çekerek;  M. Ali paşayı siyaseten yalnız bırakmak isteyen II. Mahmut Osmanlı tarihinin en ağır kapitülasyonları olarak kabul edilen bu sözleşmeyi imzalamıştır. Bu sözleşmeye göre:

  • İhracat vergisi %12’ye çıkarılırken ithalat vergisi %5 olarak kabul edilmiştir.
  • Tekel sistemi, transit vergisi ve iç gümrük vergisi uygulaması kaldırılmıştır.
DÜŞÜNÜYORUM: 

Osmanlı İmparatorluğu bu sözleşme sonucunda ucuz hammadde ihraç edip, pahalı mamül madde ithal eden bir sömürge durumuna düşmüştür. (Yani Osmanlı pamuk satıp, kumaş almış.)  Sanayinin seri ve ucuz malları iç piyasaya arz edilince yerli küçük esnaf ve üretici zarar etmiş, atölyeler kapanmıştır.

KAPÜTÜLASYONLAR:

Bir ülkede,yabancılara tanınan hukuki,ticari ve dini imtiyazlara kapitülasyon denilir. Orhan Bey döneminde ticareti canlandırmak için Cenevizliler’ e, Fatih Sultan Mehmet döneminde İstanbul’un fethi ardından bir Haçlı cephesi oluşmasını engellemek ve ticareti canlandırmak için VENEDİK’ e vermiştir. Kanuni Sultan Süleyman ise FRANSA’ ya verdiği kapitülasyonlarla batı cephesindeki düşmanı  Kutsal Roma Germen İmparatoru Şarlken’ e karşı Fransa’ yı himaye etmiştir.  II. Selim döneminde Sadrazam Sokullu Mehmet paşa İngiltere’ ye Kapitülasyonlar vermiştir.  Bu dönemlerde verilen kapitülasyonlar devletin menfaati icabı siyasi yandaşlara veriliyordu ve her padişah tahta çıktığında yeniden onaya sunuluyordu.  İlk sürekli kapitülasyonlar    I. Mahmut tarafından verilmiştir. Bu tarihten itibaren Osmanlı’yı sömürge durumuna düşüren bir çok kapitülasyon verilmiştir: Avusturya, İsveç, Hollanda, Danimarka, Rusya, Amerika, Belçika… kapitülasyon almıştır.

BOĞAZLAR SORUNU VE LONDRA BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ(1841)

Mısır valisinin isyanı sırasında Rusya ile imzalanan Hünkar iskelesi Antlaşması boğazların uluslar arası bir sorun haline gelmesinin başlangıcı oldu. Çünkü emperyalist batılı güçler boğazların geleceği hakkında artık kendilerinin menfaatlerine zarar getirecek bir gelişme istemiyorlardı. Bu antlaşmanın 8 yıllık süresi dolar dolmaz Osmanlı, Rusya, İngiltere, Fransa, Avusturya devletlerinin katılımıyla düzenlenen konferansa göre:

  • Boğazların  Osmanlı egemenliğinde kalmasına, ticaret gemilerine, savaş gemilerine kapalı olmasına karar verildi. Böylece Rusya elde etiği üstünlüğü yitirmiş oldu.
BOĞAZLAR SORUNU:  

Boğazlarla ilgili ilk uluslar arası antlaşma Londra boğazlar sözleşmesidir. Osmanlı İmparatorluğu I. Dünya Savaşından yenik ayrılınca boğazlar da işgal edildi. I. TBMM ve Türk halkı tarafından hiç kabul edilmemiş olan SEVR BARIŞ ANTLAŞMASINDA  boğazları kendi bayrağı ve gücü bulunan içinde Türk üyenin de bulunacağı uluslararası  bir kurulun yönetmesi kabul edilmiştir. Milli mücadeleyi kazanarak imzaladığımız LOZAN ANTLAŞMASINDA başkanı Türk olan uluslar arası bir heyetin boğazları yönetmesi kararlaştırıldı. 1936 MONTRÖ BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ ile boğazlar komisyonu kaldırılmış. Tüm egemenlik haklarının Türkiye Cumhuriyetine ait olduğu kabul edilmiştir.

KIRIM SAVAŞI VE PARİS ANTLAŞMASI:

Rus Çarı I. Nikola Osmanlı Devleti’ nin “Hasta Adam” olduğunu ve artık topraklarının paylaşılması  gerektiğine inanmaktadır. Hünkar İskelesi antlaşmasındaki konumunu kaybeden Rusya, Balta Limanı Ticaret sözleşmesi ile İngiliz çıkarlarının güçlenmiş olmasını da içlerine sindirebilmiş değildir. Bu savaşa bahane olarak Kudüs ve çevresindeki kutsal yerlerin koruyuculuğunun kendisine verilmemesini ve Osmanlı’ya sığınan Macar ve Leh milliyetçilerinin geri iade edilmemesini göstererek Eflak ve Boğdan’ ı işgal emiştir. Bu durum üzerine İngiltere ve Fransa donanmalarının Osmanlı’ya yardım etmek için Londra Boğazlar Sözleşmesine aykırı olarak İstanbul’a gelmelerine karşılık Rusya da SİNOP BASKINI ile Osmanlı donanmasını yakmıştır. İngiltere, Fransa, Osmanlı ve Piyemonte güçleri Kırım ve Sivastopol’ u işgal edince Rusya barış imzalamak zorunda kaldı. PARİS BARIŞ ANTLAŞMASINA (1856)  göre:

  • Osmanlı bir Avrupa devleti sayılacak, Avrupa hukukundan yararlanacaktır. (Bu madde ile Osmanlı azınlıkları Avrupa Devletler Hukuku’ nun koruması altına alınmış, batılı devletler Osmanlı’ nın içişlerine karışabilecek yasal dayanak oluşturmuşlardır.
  • Osmanlı toprak bütünlüğü batılı devletlerin güvencesi altındadır.(Bu madde Osmanlı’nın ne kadar güçsüz duruma düştüğünü gösterir.)
  • Osmanlı Devleti ve Rusya Karadeniz’ de tersane ve donanma bulundurmayacaktır. (Bu madde ile Osmanlı sanki savaşı kaybetmiş gibi bir muameleye maruz kalmıştır.)
  •  Eflak- Boğdan’a özerklik verilecektir. (Bu madde Osmanlı egemenliğine aykırıdır.)
  • Tuna ticareti serbest bırakılacak. Kontrol Avrupalı devletlerin elinde olacaktır.
  • Islahat Fermanı bu antlaşmanın maddelerinden biri olarak da yer almıştır.(Osmanlı idarecileri Islahat fermanını ilan ederek batılı güçlerin memnuniyeti ve desteğini kazanmayı istemektedirler) 
DIŞ BORÇLAR VE DUYUNU UMUMİ:

Osmanlı İmparatorluğu ilk dış borcunu Sultan Abdülmecit Döneminde Kırım savaşı sırasında İngiltere’den almıştır. Zamanla dış borçlara teminat olarak gösterilen gelirlerin borçları karşılayamaması üzerine Muharrem Kararnamesi ile Genel Borçlar İdaresi(Duyunu umumi) kurulmuştur. Bu idare tuz,Tütün, ipek, damga vergilerini toplayacaktı. Bu idare zamanla daha da güçlenerek Osmanlı ekonomik bağımsızlığını yok etti. Ancak Lozan Antlaşması ile bu idareyi ve kapitülasyonları kaldırdığımızı tüm dünyaya kabul ettirebildik.

93 HARBİ VE BERLİN ANTLAŞMASI:

Rusya, Paris Antlaşmasının Karadeniz’ in tarafsızlığıyla ilgili maddesini kabul etmediğini ilan etti. Panslavizm politikasına ağırlık vererek Hersek, Sırbistan, Karadağ, ve Bulgaristan’ da Osmanlı azınlıklarının ayaklanmalar çıkarmasına yol açtı. Bu ayaklanmalar BALKAN BUNALIMI denilen bir durumu ortaya çıkardı. Önce Avusturya- Almanya- Rusya Berlin Konferansında durumu kritik ettiler. Her sorunun kendi çıkarlarına uygun çözülmesini temel ilke edinen batılı devletlerinde müdahalesi ile İSTANBUL- TERSANE KONFERANSI düzenlendi.  Bu konferansa Rusya, İngilter, Fransa, Almanya, İtalya, Avusturya- Macaristan ve Osmanlı devletleri katılmıştır. Konferans sırasında Osmanlı İmparatorluğu Kanunu Esasi ve dolayısıyla Meşrutiyet’i ilan etti. Osmanlı İmparatorluğu’ nun bu konferansın Bosna-Hersek’ e özerklik verilmesi, Sırbistan ve Karadağ’ ın bağımsızlıklarını tanıması ve Bulagaristan’ ın iki idari bölgeye ayrılarak yönetilmesi gibi kararları kabul etmemesi tepkiyle karşılandı. Ardından düzenlenen Londra Konferansı kararlarının da kabul edilmemesi üzerine Rusya Osmanlı’ya karşı savaş ilan etti.

Savaş sırasında Balkan uluslarının da ayaklanmaları sonucunda Rus orduları batıda Gazi Osman Paşanın şanlı Plevne müdafaasına rağmen İstanbul Yeşilköy’ e, doğuda ise Aziziye kahramanı Gazi Ahmet Muhtar Paşa’ nın gayretlerine Erzurum’ a kadar ilerlediler. II. Abdülhamit yapılan  Ayestefanos Antlaşmasının şartlarının ağır olduğunu ileri sürerek denge politikası uygulamış ve  batılılardan yardım isteyerek bu antlaşmanın yerine BERLİN ANTLAŞMASI’ nın imzalanmasını sağlamıştır. (1878) Bu antlaşmaya göre:

AYESTEFANOS BERLİN
  • Sınırları Ege denizine ulaşan büyük Bulgaristan kurulacak.
  • Bosna Hersek özerk olacak.
  • Kars, Ardahan, Batum, Doğu Beyazıt Rusya’ya bırakılacak.
  • Karadağ, Sırbistan ve Romanya bağımsız olacak. Girit Rumları ve Anadolu Ermenileri için ıslahatlar yapılacak.
  • Bulgaristan üçe ayrılacak: Makedonya ıslahat yapılması şartıyla Osmanlıya bağlı, Doğu Rumeli Ortodoks vali tarafından özerk olarak yönetilecek ve bir bölümünde de Osmanlı’ ya bağlı bir Bulgar prensliği kurulacak.
 

  • Bosna-Hersek Osmanlı’ ya bağlı kalacak. İdaresi Avusturya- Macaristan’ a bırakılacak
  • Kars, Ardahan, Batum Rusya’ ya verilecek.  Doğu Beyazıt Osmanlı’ da kalacak.
  • Karadağ, Sırbistan ve Romanya bağımsız olacak. Girit Rumları ve Anadolu Ermenileri için ıslahatlar yapılacak.

 

UNUTMAYALIM !!!

  • Bu antlaşmayla Rusya ile ilk defa Anadolu’ da toprak kazanmıştır.
  • Savaşa katılmadığı halde toprak kazanan ülke Teselya’ yı alan Yunanistan’ dır.
  • Girit Meclisinin Yunanistan’ a bağlanmak istemesi ve Yunanistan’ ın bölgeye müdahalesi sonucunda Osmanlı- Yunan Dömeke Meydan savaşı gerçekleşti. Savaşı kazanan Osmanlı Yunanistan’la ilk Antlaşması olan İstanbul Antlaşmasını imzalayarak Girit’ e özerklik verdi. (1897) Bu antlaşma Osmanlı’ nın dağılma döneminde kazanan taraf olarak imzaladığı son antlaşmadır.
  • Ermeniler’in yaşadığı yerlerde ıslahat yapılması gerektiği maddesi  Ermeni Sorununa yol açtı.

DAĞILMA DÖNEMİNİN SON TOPRAK KAYIPLARI:

  • KIBRIS:  Kıbrıs Berlin Antlaşmasının maddelerinin hazırlanmasında Osmanlı’ ya yardım etme ve Rusya’ ya karşı destek vaadi ile Kıbrıs’ ı işgal etti. (1878)
  • TUNUS: 1830’ da Cezayir’ i işgal eden Fransızlar aynı tarihte Tunus ekonomisinde söz sahibi olabilmek adına devletin ileri gelenlerini borçlandırdılar. Borçlar Kurulu kurarak bölgeye müdahalelerini artırdılar. Bu borçların ödenmemesi üzerine diğer batılı güçlerin de onayını alan Fransa bölgeyi işgal etti.
  • MISIR: 1869’ da Süveyş Kanalı’ nın açılmasıyla birlikte Mısır’ ın jeopolitik önemi artmıştır. Mısır’ ın dış borçlarının ödeyememesi batılı devletlerin Borçlar Kurulu kurarak bölgeye müdahalelerini artırdı. Halk Ahmet Urabi Paşa komutasında ayaklanarak iktidarı ele geçirdi. İngiltere bu gelişmeler üzerine bölgeyi işgal etti. (1882)
  • GİRİT: Girit Rumları Yunanistan’ a bağlanmak için ayaklandılar. Osmanlı yapılan Dömeke Meydan Muharebesinde zafer kazandı. Fakat batılı devletlerin müdahalesi sonucunda imzalanan İstanbul Antlaşması (1897) ile Girit özerklik kazandı. II. Meşrutiyet’ in ilanı sırasında Girit meclisi Yunanistan’ a bağlanma kararı aldı. Osmanlı Balkan Savaşları ardından imzaladığı Atina Antlaşması ile Girit’ in Yunanistan’ a ait olduğunu kabul etti.
  • BULGARİSTAN: Bulgaristan II. Meşrutiyet’ in ilanı sırasında bağımsızlığını ilan etti.
  • BOSNA HERSEK: II. Meşrutiyet’ in ilanı sırasında Avusturya Bosna Hersek’ i topraklarına kattığını ilan etti.